İ
 


       

                        İDK- İstanbul En İyi Diyetisyenler Kulübü        

           Size En Yakın, En Başarılı,En iyi Diyetisyenden Hizmet Alabilirsiniz        
Avcılar / Bağcılar / Bahçelievler / Bakırköy / Başakşehir / Beşiktaş/ Beylikdüzü  / FatihKadıköy / Kartal  / Pendik  / Şişli/ Üsküdar
/ Zeytinburnu

 


 


DİYETİSYENLER ANADOLU YAKASI

Diyetisyen İrem Karabekiroğlu - Üsküdar
 

Diyetisyen Eda Kufacı - Üsküdar
 

Diyetisyen Ebru Çağıl - Üsküdar
 

Diyetisyen Sinem Atalay Aydın - Üsküdar
 

Diyetisyen Tuğba Kumaş- Üsküdar
 

Diyetisyen Emel Ağgürbüz -Üsküdar
 

Diyetisyen Merve Kızıl - Üsküdar
 

Diyetisyen Fazile Yılmaz - Üsküdar
 

Diyetisyen Sinem Bahar - Pendik
 

Diyetisyen Ayşe Nur Kaynar  - Kartal
 

Diyetisyen  Selvi Özer - Pendik

 

DİYETİSYENLER AVRUPA YAKASI

Diyetisyen Dilek Piri - Bağcılar
 

Diyetisyen Tuğba Korkmaz - Bağcılar


Diyetisyen  İrem Sena İlçin - Bahçelievler
 

Diyetisyen  Sacit Süer - Bakırköy
 

Diyetisyen Buse Arslan -Bakırköy
 

Diyetisyen Nurhayat Göktepe - Beylikdüzü
 

Diyetisyen Melike Kocabal Küçükçekmece
 

Diyetisyen Ülkü Appan Küçükçekmece
 

Diyetisyen Sedanur Özdamar - Fatih
 

Diyetisyen Merve İlker - Başakşehir

 

 

Diyetisyen Fazile Yılmaz
Makaleleri:
Ne yaptıysam kilo veremiyorum diyorsanız

Veremediğiniz kiloların sebebi uyku olabilir.

 

Diyetisyen Merve İlker
Makaleleri:
Sağlıklı bir yaşamak için

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İSTANBUL AVRUPA YAKASI ,YA DA ANADOLU YAKASI  EN İYİ DİYETİSYEN KİMDİR?

Bu soruya cevap vermeden önce , en iyi diyetisyen nasıl olmalıdır konusunda biraz konuşmamız lazım sanırım.  En ünlü de olsa, iyi bir diyetisyen öncelikle vereceği diyet listesindeki yiyeceklerde ne tür mineral, vitamin aminoasit olduğunu bilmeli , belki de daha önemlisi sizinle sadece diyet listesi üzerine değil de, sizin beslenme alışkanlığınız, sizin ailenizdeki durumunuz gibi konularla da ilgilenmelidir. Ayrıca diyetisyenin verdiği diyet menüsünde bulunan yiyeceklerin ulaşılabilir olması, kolay hazırlanabilir olmasa da ayrı bir özelliktir. Verilen diyet menüsünü bazen hazırlamak oldukça zor olmakta, hatta diyete uymaya çalışan kişi , aile içinde kendini tecrit edilmiş gibi hissedebilmektedir. Çünkü ailede herkes pasta, börek, tatlı gibi yiyecekleri topluca mideye indirirken, kendisinin baka kalması psikolojik olarak etkilicektir, belki de mecburen kaçamak yapmak zorunda kalacaktır. Böyle durumda en uygun olan, diyetisyenin aile bireyleri ile de görüşüp, genel bir sağlıklı beslenme bilinci oluşturmaya çalışması çok önemlidir. Eğer bu şekilde ailede, yada danışanın yaşam çevresinde sağlıklı beslenme bilinci oluşmadığı takdirde, diyet süreri bitiminde, diyet süresince başarıya ulaşılmış ve yeterli kilo verilmiş olsa bile, sonrasında devam eden sağlıksız beslenme sonucunda, verilen kilolar, tekrar geri kazanılmakta  ve kişi sağlıksız beslenmeye devam etmektedir.

Aslında kilo vermenin bir güzellik unsuru olmaktan daha ziyade, sağlıklı olmak, sağlıklı , enerjik yaşamanın daha önemli olduğunun aşılanması gerekmektedir. Kilo verme ,zayıflama isteği yaz ayları gelince artmaktadır, fakat aslında yaz kış fark etmez, her zaman slimfit olmak, sağlıklı olmak gerektiğini  bilmemiz gerekiyor. İDK İstanbul Diyetisyenler kulübü olarak en büyük amacımızı bu olduğunu belirtmek isteriz.

ZAYIFLAMAK İÇİN DİYET Mİ?   SAĞLIKLI BESLENMEK Mİ?

Diyet aslında insan psikolojisinde kısa süreli, yada uzun bir süre bile olsa, yine de süresi belli olan belli bir zaman diliminde yapılan yiyecek çeşidi ve miktarı değiştirilerek yapılan bir beslenme şekli gibi algılamaktadır.  Oysa diyet yapıyorum diyenler genellikle zayıflamak için yeme alışkanlıklarını değiştirdiklerini söylerler, oysa diyet kelimesini algılamamız şekliyle belli bir süre zarfında yapıldığı için, diyet süresi bitince tekrar eski yeme alışkanlığı, yada önceden yediği yemekleri aynı şekilde ve miktarda yiyebileceği anlam taşıdığı için, diyet süresince de kişi bu tür yiyeceklere özlem duymaya devam etmektedir. Bu özlem, diyet süresi bitince, kavuşmanın sevinci ile bazen aşırıya kaçıp, verdiği kiloları fazlasıyla geri almakla sonuçlanabilmektedir. Fakat , diyet, yerine sağlıklı beslenme bilinci ile hareket edersek,  hiç kimse, ben şimdi sağlıklı olayım da, sonra sağlıksız olayım demez. Herkes her zaman sağlıklı bir yaşam sürmek isticektir. Sağlıklı kalma  isteği, belli bir süre için değil, ömür boyu sürecek olan bir yaşam isteğidir. O nedenle diyet kelimesi yerine , sağlıklı beslenme , kelimelerini kullanmamız, danışan açısından daha sağlıklı ve sürdürülebilir olacağı kanaatindeyim.Bu konuda en ünlü diyetisyenler ne düşünür merak ediyorum.

Diyet kelimesini, hamilelikte beslenme, emziren anne beslenmesi, sporcu beslenmesi,  ameliyat süreci beslenme veya hastalık süreci belenme durumunda kullanmak daha uygun olur diye düşünüyorum.

 

Sağlıklı Beslenmek İçin Neden Gıda Takviyeleri Kullanmalıyız?
Hepimiz her zaman daha sağlıklı bir hayat sürmek ister ve bu hususta çabalar sarf ederiz. Spor yaparız, dengeli ve düzenli besleniriz. Ve bazı zamanlar bu dengeli ve düzenli beslenmenin yetersiz geldiğini hissettiğimiz zamanlarda ek bazı takviyeler alırız. Peki ama bu takviyeler aslında nedir ve gerçekten de onlara ihtiyacımız var mıdır?
Gıda takviyesi dediğimiz kaynaklar yediğimiz besinler haricinde aldığımız bir nevi konsantre besin kaynaklarıdır. Hayatımıza, dünyadaki gıda oranı azaldıkça yetersiz besin kaynaklarını artırma amacıyla girmiştir. Ancak hala tam anlamıyla alışılmış ve herkes tarafından benimsenmemiştir. Kullanım oranı bölgeden bölgeye değişkenlik ve büyük farklar gösterebilmektedir. Avrupa kıtası içerisinde bile Almanya’da %43, Danimarka'da %59 oranında yaygın bir şekilde kullanırken, İrlanda’da %23, İspanya'da %9 daha az şekilde tercih edilir. A’dan K’ya çeşitli vitaminler, probiyotikler, demir ve çinko gibi mineral hapları ve balık yağı gibi birçok farklı ihtiyaca yönelik birçok farklı takviye çeşidi vardır. Takviyelerin, yapısı gereği içeriğinde çoğu gıdada bulunanlardan daha fazla miktarda besin vardır.
Ancak bu noktada bilinmesi gereken ilk olgu hiçbir takviyenin kötü beslenmenin verdiği zararı düzeltemeyeceğidir. Sağlığımız için yararlı doğal besinleri elde etmemiz gereken ilk durak sağlıklı beslenmektir. Çünkü dengeli bir öğünden birçok vitamin, mineral, protein, lif ve diğer doğal bileşikler elde ederiz. Takviyeler ise beslenmenin eksik veya yetersiz kaldığı noktaları destekler. Çünkü beslenme programınız bol miktarda sebze ve meyve, yeterli miktarda protein, sağlıklı yağlar ve tahıl içeriyor olsa bile bazı durumlarda yeterli olmayabilir. Özellikle yaşlanmaya bağlı olarak vücudumuzun yediğimiz besinleri sindirme ve sindirdiği besi maddelerini kullanma yeteneğini kaybeder. İşte takviyeler ise tam da bunun gibi noktalarda vücudumuzun ihtiyacı olan özellikle mineral, vitamin ve probiyotik eksikliklerinin kolayca giderilmesine katkı sağlar.


Neden Besin Takviyesi?
Beslenme programınızın dört dörtlük olduğuna inanıyor olsanız bile kimi zamanlar vücudumuz bazı ek bileşenlere ihtiyaç duyar. Örneğin D vitamini sadece besin alımına bağlı değildir. Aynı zamanda güneşin UV ışığına maruz kalmaya da bağlıdır. Kışın güneş ışığının az olduğu, bulutların arkasına saklandığı günlerde bu vitaminin eksikliğini hissedebiliriz.
Günümüzde olması gereken %100 organik ürünleri kullanmayı tercih etmeliyiz, tabiî ki eğer bulabilir ve maddiyatımız yeterli ise. Çünkü hali hazırda marketlerden bulunan özellikle paketlenmiş ürünlerde kullanılan katkı maddelerinin sağlık üzerindeki etkileri, sebze ve meyvelerde kullanılan ilaçların neler olduğu , ne kadar olduğu konusunda fazla bilgimiz bulunmamaktadır. Örnek olarak, geçenlerden gazetede çıkan habere göre Rusya ye gönderilen 60 ton domates zehirli ilaçlar bulundurduğu dolayısı ile Türkiye ye geri gönderilmiştir. Acaba soframıza gelen sebze ve meyvelerde ne kadar ilaç kalıntısı var, araştırması yapılyormu? Kontrolden geçerek mi soframıza geliyor?


Bu tür konuları da göz önünde bulundurduğumuzda, yediğimi gıdaların ne kadar güvenilir olması gerektiği önem kazanmaktadır.Bir yandan vücudumuzun ihtiyacı olan mineral ve vitaminleri karşılayacağız diye meyve sebze yerken, diğer yandan , meyve ve sebzeler üzerindeki kalıntı ilaçlardan dolayı vücudumuza zarar verebilmekteyiz. Bu konularda dikkatli olmalıyız.


Takviyeler, vücudunuzun ihtiyaç duyabileceği bu maddeleri emmesi ve kullanması için oldukça kolay bir formdadır. Yediğiniz besinlerden % 100 elde edemediğimiz bazı vitaminleri içerisinde hazır bulundurur (A, C ve E vitaminleri gibi) veya kanser, diyabet ve kronik ishal gibi besin emiliminin azaldığı zamanlarda ekstra besin sağlayabilir.


Takviye almak diyet ve yaşam tarzı ile ilgili tüm sorunlarınızı çözemeyecek olsa da birçok sorununuzu çözüme kavuşturacaktır. Örneğin: Osteoporoz riskini azaltmak için kalsiyum takviyesi almak, kardiyovasküler (kalp damar) hastalıkları önlemek için omega 3 açısından zengin balık yağı almak, orta-ciddi osteoartrit (kireçlenme) ağrılarını azaltmak için kondroitin ve glukosamin almak, yaşlanma ile birlikte gerçekleşen deformasyonu azaltmak için antioksidan ve çinko almak oldukça faydalı olabilir. Veya sadece olumsuz durumları ortadan kaldırmak için değil olumlu bir durum yaratmak için de kullanılabilirler. Örneğin genç kadınlar bebeklerinin doğum ağırlığının normal bir seviyede olması ve beyin gelişimlerinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi için yeterli miktarda demir almalıdır. Veya hamile kalmak isteyen kadınlar için günlük 400μg (mikrogram) folik asit hayat kurtarıcıdır. Çünkü yeterli seviye folik asit gebelik şanslarını artırmanın yanı sıra bebekte spina bifida (omurilik kanalının bir kısmının kapanmaması hastalığı) gibi doğuştan gerçekleşebilecek birçok hastalığın önünü kesebilir.


Bu konuyla ilgili olarak 2002 yılında Amerika’da 2,500’den fazla kişi ile bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırmaya göre bireylere neden takviye kullandıkları sorulmuştur. Büyük bir çoğunluk bağışıklık sistemini güçlendirmek, enerji seviyesini artırmak, vücut hormonlarını dengede tutmak, daha sağlıklı olmak veya doktor önerisi ile kullandığını söylese de bazı hastalıklardan direkt olarak korunmak için kullandığını söyleyen insanların sayısı da göz ardı edilemeyecek kadar fazladır. Bu kişilerin kullanım amaçlarından birkaçı: Osteoporozu (Kemik Erimesi) önlemek, soğuk algınlığı veya gribi önlemek, artriti (eklemlerde vücut tarafından üretilen iltihap) önlemek, prostatı önlemek, uykusuzluk ve bellek gelişimidir.


Ayrıca takviyeler bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin, kendinizi sağlıklı tutmanın ekonomik ve kolay bir yoludur. Kolaydır çünkü vücudunuzda sahip olabileceğiniz küçük veya büyük eksiklikleri gidermenize yardımcı olur. Ekonomiktir çünkü dünya nüfusunun git gide arttığı son dönemlerde ortaya çıkan yetersiz gıda kaynağından etkilenmeden vücudun ihtiyacı olan maddeleri sağlayabilir.
Ancak her şeyin fazlası zararlı olduğu gibi takviyelerin de özellikle fazla kullanıldığında sağlık riski taşıyan bazı durumları mevcuttur.


Dikkat Edilmesi Gereken Sorunlar Nelerdir?
Takviyeler talimatlara uyulduğu sürece oldukça güvenilirdir. Beslenmenizdeki boşlukları kapatmanın kolay yolu olduğu için farkına bile varmadan çok fazla belirli bir besin maddesi almanıza sebep olabilir. Ancak herhangi bir gıdayı da fazla miktarda yemek tehlikelidir. Ve size ciddi zararlar verebilirken besinlerin konsantre halde bulunduğu takviyelerde bu durum biraz daha ciddiyet kazanır.
Örneğin fazla E vitamini almak, kan sulandırıcıların hareketini artırabilir, kolay morarma ve burun kanamalarına yol açabilir, antidepresanlar ve doğum kontrol hapları gibi birçok ilacın parçalanmasını hızlandırabilir ve böylece etkinliklerini azaltabilir. Fazla C vitamini almak ise mide bulantısına ve şiddetli ishale hatta bazı kanser türlerinin kemoterapi etkinliğini azaltmaya sebep olabilir. Yüksek doz B6 vitamini kullanmak ise bir yıl veya daha uzun sürede ciddi sinir hasarına neden olabilir. Selenyum , bor ve demir takviyeleri çok miktarda alındığında toksik olabilir ve ölüme kadar gidebilir.


Bu durum özellikle bebekler ve çocuklarda gözlemlenebilir. Yetişkinlerden daha küçük olduklarından dolayı, güvenli olmayan miktarlarda takviye almaları çok daha kolaydır. Kendi yaş grupları için tasarlanmış reçeteli ürünleri kullanabilmeleri için bir sağlık uzmanının karar vermesi gerekmektedir.


Doğru Takviye Nasıl Bulunur?
Bazı besin takviyeleri kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir. Bu nedenle herhangi bir reçeteli ilaç kullanıyorsanız, pratisyen hekim veya diyetisyen kontrolünde almanız gerekir. Aslında sağlığımızla ilgili her konuda olduğu gibi yapmamız gereken ilk şey doktorlara ve diyetisyenlere danışmaktır. Hamile veya emziren bir anne iseniz, ameliyat olacaksanız, herhangi bir sağlık durumunuz varsa gibi.
Ayrıca takviyelerden mucizeler beklemek yanlış olmakla birlikte, eğer doğru gıda takviyelerini gerekli miktarda ve şekilde kullandığınız takdirde, vücudunuzun ihtiyacı olan gerekli mineral vitamin, amino asit ve yağları sağladığınızdan dolayı, vücudunuz kendini tamire, yenilemeye başlıyacaktır ve yapabileceğinin en iyisini yaparak kendini düzeltecektir. Karşılaşılan bazı vakalarda tıbbi ilaçların kronik hastalıkları, şeker hastalığı, tansiyon, kolesterol gibi iyileştirmediği, insülin, tansiyon, kolesterol ilaçları sürekli kullanılması gerektiği görülmekle birlikte, beslenme şeklini değiştirip gerekli gıda takviyelerini de gerekli şekilde kullanıldığında, diyabet- şeker hastalığı, tansiyon ilaçları, kolesterol ilaçlarını kullanmaya gerek kalmayacak şekilde, metabolizmayı geliştirdikleri görülmüştür. ABD Gıda ve İlaç İdaresi pazarlanan tüm takviyelerin bir listesini tutar. Bu listede potansiyel olarak en zararlı ürünler genellikle kilo verme yardımcıları, "doğal" cinsel gelişim hapları ve vücut geliştiricileri hedef alan takviyelerdir.


Takviye satın alırken de bilinmeyen internet siteleri, tele satış veya merdiven altı diye nitelendirebileceğimiz ürünlerden uzak durmak gerekir. Çünkü birçok ülkede takviye ilaçlar farmasötik ilaçlar kadar kontrol edilmemektedir yani üreticilerin güvenli ya da etkili olduklarını kanıtlamaları gerekmez. FDA, özellikle diyet takviyelerinin piyasa raflarına gönderilmeden önce etkili olup olmadıklarını bile belirlememiştir. Takviye piyasası bu denli denetimsizken aslında oldukça dikkatli olmak gerekmektedir. Daha sağlıklı olmayı amaçlarken sağlığımızdan olmamak adına ihtiyacımız olan doğru ve güvenilir takviyeleri bulmalı ve kullanmalıyız. Bu doğrultuda raflardaki ürünlerin denetlendiği bildiğimiz yerlerden, üreticisini bildiğiniz ve güvendiğiniz üreticilerden, daha önce kullanılmış, denenmiş ürünlerden, özellikle farklı ülkelerin kontrolünden geçmiş ürünleri tercih etmenizde fayda vardır.
 

Gıda Takviyesi Tüketimi ve Faydaları

  Doğal üretimin azalması ile birlikte besin değerlerinin kalitesi de günden güne azalmaktadır. İnsan vücudunun ihtiyacı olan değerleri alamaması halinde ise çeşitli hastalıklar ortaya çıkacaktır.  Bu durumu engellemek için dikkat edilecek en önemli konu ise beslenme düzeni olmaktadır. Zararlı mikroorganizmalara karşı savaşmak için ihtiyaç duyulan donanım, besinden elde edilmektedir. Herhangi bir sağlık kuruluşunda vücut değerleri kontrol edilmeli, beslenme düzeni gözden geçirilmelidir. Yeterli olmadığı anlaşıldığı takdirde sağlık personelleri de gıda takviyesine yönlendirecektir.

Gıda Takviyesi Nedir?

 Gıda takviyesi; insan vücudunun ihtiyaç duyduğu besin değerlerini tek bir noktada toplar ve düzenli tüketime uygundur. Enerji ve zindelik veren vitamin ve mineral değerlerinden oluşur. Bazı vitamin değerlerini doğrudan besinden elde etmek masraflı olacağı için oldukça pratik ve az masraflı bir seçimdir. Vücut organları, doğru çalışabilmek ve hastalıklara karşı savunma mekanizması geliştirebilmek amacı ile vitaminlere ihtiyaç duyar. Bunun için gıda takviyesi ihmal edilmemeli, ihtiyaç duyulduğu an doğru adım atılmalıdır. Amino asit, hayvansal protein, karbonhidrat ve çeşitli bitkisel değerleri de bünyesinde bulunduran onaylı gıda takviyeleri, düzenli kullanımda olumlu geri dönüş sağlayacaktır. Kısacası; insan vücuduna fayda sağlayan tüm besin değerlerinin karışımından oluşan zengin bir maddedir.

  Ek olarak gıda takviyesi, herhangi bir besinin yerine kullanılan bir bileşen ya da hastalığı tedavi etmek amacı ile kullanılabilecek bir ilaç değildir. Yağ asidi, vitamin ve mineral gibi birçok değerin bir arada bulunduğu bir bileşendir. Bitkisel ve hayvansal yağlar da kullanılmaktadır.

Gıda Takviyesine Yönelik Ürün Seçimi

  Doğru ve sağlıklı bir adım atmak amacı ile gıda takviyesi kullanımına karar veren kişi, tüm seçenekleri değerlendirerek bir seçim yapmalıdır. Gıda takviyesi ile vitamin haplarını karıştırmamak gerekir. Vitamin hapları, içinde belli oranlarda vitamin ve mineral bulunan hap, tablet yada tüp şeklindedir. Vitamin tabletlerinde, A,B, C, Demir, çinko, bakır gibi vitamin ve mineraller bulunurken, gıda takviyeleri genellikle çok özel bitki özlerinden oluşmaktadır. Örneğin spirulina, reishi mantarı, propolis, ekinezya, kril oil, balık yağı, zeytin yaprağı özü, yeşil kahve, yeşil çay özü gibi , direkt bitkilerden elde edilen özütler şeklindedir. Bu bitki ve meyveler içinde bulunan mineral, vitamin, amino asitler , bazı durumlarda kimyasal yollarla elde edilenden daha çok faydalıdırlar. Çünkü vücudun yapısına ve kullanımına uygun olan doğa olan gıda takviyeleridir. Hatta bazı durumlarda kimyasal olarak olarak da elde edilemeye Oganik germanyum gibi , kandaki oksişen oranını arttıran  maddeler  örnek olarak reishi mantarında bulunmaktadır.  İhtiyacı olan besin değerini net bir şekilde belirlediği takdirde daha sağlıklı sonuç elde edilir. Bu noktada herhangi bir sağlık personeli ya da diyetisyen ile iletişime geçmek doğru olabilir. Takviye amacı ile kullanılacak olan ürün Sağlık Bakanlığı onaylı yada gıda tarım bakanlığı onaylı olması önem taşır. Özellikle gıda takviyeleri bitkisel ürünler olduğu için tarım bakanlığı onaylı olması yeterlidir. Etki oranından çok kalite düzeyine dikkat edilmelidir. Tüm bu kriterlere uyulduğu takdirde vücut değerleri olumlu bir şekilde etkilenecektir.

  Gıda takviyelerinin tüketim şekli ise birçok açıdan çeşitlilik göstermektedir. Toz, sıvı, kapsül ya da paket tablet halinde kullanılabilir. Kullanım şeklini, kullanacak olan kişinin yaşı da etkiler. Örneğin; çocuklar için kullanılması tavsiye edilen ürünler şurup şeklindedir. Tüketimi kolaylaştırmak ve cazip hale getirmek amacı ile meyve tatlı aromalar kullanılır. Bu sayede bir nevi şeker algısı oluşturulur. Genellikle bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hormonal gelişimi olumlu etkilemek amacı ile kullanılmaktadır. Yetişkinler için kullanılan ürünler ise nadir olarak tek kullanımlık olsa da çoğunlukla kapsül halindedir.

Gıda Takviyesi Tüketimi

 Gıda takviyesi tüketicilerinin yorumları birbirleri ile çelişki halinde olabilir. Bu durumda ürünün yanı sıra kullanım şekli de önem taşımaktadır. Doğru ürün, doğru bir şekilde kullanıldığı zaman olumlu sonuç alma olasılığı da yüksek oranda artış gösterir. Örneğin; ihtiyaca uygun şekilde ürün tercihi yapmak önemlidir. Vücut değerlerini uzman diyetisyen yardımı ile değerlendirmeli, tavsiye alınmalıdır. Bununla birlikte doğru kullanıma özen gösterilmelidir. Çoğu takviye ürünü, keyfi vakitlerde tüketildiği takdirde sürekli bir etki oluşturmaz. Bu nedenle kullanma talimatına uyulmalı, düzenli bir şekilde tüketilmelidir.

 

  Günümüzün koşulları da besin takviyesinin ihtiyaç niteliğinde olmasına zemin hazırlamaktadır. Stres düzeyinin yüksek olması, atıştırmalık halinde olan gıda tüketiminin artması, kimyasal maddeler kullanılması vb. olarak örnek gösterilebilir. Olumsuz şartlar arttıkça, beden sağlığımızı tehlikeye atan unsurlar da artmıştır. Dolayısıyla savunma mekanizması geliştirilmeli, vücut değerleri ideal hale getirilmelidir. 

  Kapsül, toz ya da sıvı halde olan bütün besin takviyeleri, çeşitli faydalar sağlamak amacı ile üretilmektedir. Bazıları belli bir yaş aralığında olan herkese yönelik iken bazıları ise sadece belli bir probleme özel olarak üretilir. Bu nedenle kullanılacak olan ürün hakkında detaylı bilgi edinilmelidir. Örneğin; genel vitaminleri içeren bir bileşen, herkes tarafından kullanılır. Ancak, herhangi bir eksikliği kapatma amacı ile yoğun değerler içeren gıda takviyesi, bilinçli bir şekilde kullanılmalıdır. Uzman bir kişiden destek alındığı takdirde çok daha sağlıklı sonuçlar alınacaktır.

Gıda Takviyesinin Kullanıldığı Durumlar ve Genel Faydaları

  Ek gıda kullanımının başlangıcı, günümüz şartlarında bebeklik dönemine kadar düşmüştür. Doğal gıdalardan elde edilen vitaminlerin katkısı yüksek olsa da bazı durumlarda gıda takviyesi önerilmektedir. Özellikle bazı durumlarda ihtiyaç niteliğinde olduğu söylenebilir. Buna rağmen bilinmesi gerekiyor ki kesinlikle ilaç değildir. Ciddi sağlık problemlerinde reçeteli ilaç desteği alınmalıdır. Herhangi bir ek gıda sorunu çözmeyecektir. Doğru sonuç alabilmek için öncelikle doğru kullanmak gerekir. Bu kurala riayet edildiği zaman birçok bakımdan fayda sağlayacaktır. Halsizlik, unutkanlık ve bağışıklık sisteminin zayıflığı gibi şikayetlerin azalmasına yardımcı olur.  Dolayısıyla bileşenin amacı ve niteliği hakkında bilgi sahibi olunmalıdır.

  Gıda takviyesi kullanımının amacı; adından da anlaşılacağı üzere vücuda besin değeri takviyesi yapmaktır. Sağlıklı bir bireyin ihtiyaç duyduğu tüm değerleri pratik bir şekilde sunar. Halsizlik, unutkanlık, kronik yorgunluk gibi şikayetler ile doktora gelen birçok kişiye vitamin eksikliği teşhisi konur ve ek gıda ürünleri tavsiye edilir. Ek gıda ürünleri, reçeteli değildir. Birçok ürün reçetesiz de satışa sunulmaktadır. Vücuttaki besin değerlerinin eksik çıkması durumunda diyetisyenler tarafından da tavsiye edilmektedir. Burada asıl amaç sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturabilmektir. Doğal beslenmenin bazı değerler için yeterli olmadığı durumlarda, önemli bir destekleyici olacaktır.

  Hem ülkemizde hem de yurtdışında gıda takviyesine yönelik ürünler ilgi kazanmaktadır. Kendi içinde büyük bir çeşitlilik gösteren takviye ürünleri, her yaş grubu ve kitle tarafından kullanılabilir. Önemli olan doğru ürünü, bilinçli bir şekilde kullanmaktır. Ancak bazı kişiler ya da belli bölge sakinleri gıda takviyesine daha çok ihtiyaç duyarlar. Örneğin; güneşin az olduğu soğuk bölgelerde D vitamini eksikliği fazla yaşanır. Bu durumda vücut değerlerinde eksiklik meydana gelecektir. Vegan kişiler ise, hayvansal kaynaklı besinler tüketmediği için sık sık protein ve B12 eksikliği yaşayabilirler. Dönemsel olarak da çeşitli şekillerde gıda takviyesine gereksinim duyulabilir. Örneklerden de anlaşıldığı üzere kullanma nedeni birçok şekilde değişse de benzer amaçlara sahiptir. Bireyin besin değerlerini ideal noktaya getirmek amacı ile tavsiye edilir.

Bizim toplumumuzda gıda takviyesi denilince akla gelen ilk bileşen balık yağı olmaktadır. Genellikle kapsül ya da tablet şeklinde tüketilir. Büyüme çağındaki çocuklar ve hamileler tarafından sık sık kullanılmaktadır. Kullanım talimatına özenle uyulmalı, tavsiye edilen miktarda kullanılmalıdır. Uzman kişilerden bilgi alındığı takdirde doğru tüketim yapılacaktır. B12 eksikliği ise daha çok ilerleyen yaşlarda sıklaşsa da günümüzün stres ve teknoloji atmosferinde her yaşta yaşanmaktadır. Buna yönelik satışa sunulan gıda takviyesi ürünleri de sık talep edilmektedir. Multi vitamin kullanımı hem dünyada hem de ülkemizde yaygındır. 

Gıda Takviyesi Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

·         Kullanım miktarı diyetisyen, eczacı ya da doktor gibi uzman bir kişi yardımı ile belirlenmelidir.

·         Fazla doz kullanmak daha fazla fayda sağlamaz. Aksine sağlığınızı tehlikeye atar. Dolayısıyla yeterli ölçüde alınmalı, doz aşımı yapılmamalıdır.

·         Düzenli kullanıma özen gösterilmelidir. Tam anlamı ile etkisini gösterebilmesi için süreklilik önem kazanır.

 

 

DİKKATİMİZİ ÇEKEN BAZI GERÇEKLER:
JAPONLAR NEDEN DAHA UZUN YAŞIYORLAR VE OBEZİTE, KİLO SORUNLARI YOK.

Japonya, duymuşsunuzdur, dünyada en çok yaşayan insanlar Japonya'da dır. Bununla birlikte dünya genelinde aşırı kilolu obezite oranı genel olarak %20-30 civarında iken, Japonya da obezite oranı %3.6 gibi çok küçü bir rakamdır. Peki Japonlar nasıl oluyor da bu kadar sağlıklı oluyorlar, daha uzun yaşıyorlar ve obezite oranı çok düşük.

Japonların daha sağlıklı olmalarının en büyü sebeplerinden biri yeme alışkanlıkları, genellikle aşırı tuzlu ve aşırı tatlı yiyeceklerden uzak duruyorlar. Türkiye de ise, tatlı çeşitleri bul miktarda var hele birde buna  son zamanlarda , şeker yerine kullanılan , glikoz eklenince, tatlı yedim derken, aslında vücudumuzu zehirlediğimizin farkına varmıyoruz. Özellikle normal şekerli  tatlılardan uzak durmak gerekirken, bir de içinde glikoz bulunan  baklava, tulumba, şekerpare, yada diğer tatlıları tüketmek , normal şekerden alacağımız zarardan , çok daha fazlasını vücudumuza veriyor. Doktorların dediği gibi beynimizin şekere ihtiyacı var, fakat bu şeker aşırı olunca, aslında ekmekten, pirinçten, elma, armut, üzüm, muz gibi meyvelerden aldığımız şeker aslında bize yeterken, özellikle tatlı olarak aldığımız şeker bize fazla geliyor ve zarar vermeye başlıyor. Normal şekerin fazlası zarar iken, bir de şeker yerine geçen ve baklava, tulumba, gibi birçok tatlıda kullanılan glikoz şurubu, şekerden daha çok zarar veriyor. Biz boğazımızdaki tadı düşünürken, sağlığımıza verdiğimiz zararı unutuyoruz. Belki de bunun sebebi, tadını hemen çıkarmamız, acısı ise yavaş yavaş çıkmasındandır. Şeker hastalığı, diyabet olanlar bunu çok iyi anlarlar. Yılların etkisiyle vücudun tükenemediği şeker sebepli, şekeri yükselenler neler çektiklerini bilirler.

Japonların önemli bir özelliği deyemek saatlerine dikkat etmeleri ve özellikle akşam yemeklerini 6-8 arasında yemeleri. Bizde ise genellikle yemek saatlerine çok riayet edilmez ve hatta yatmadan önce bile yemek yeme alışkanlıkları olanlarda vardır. O nedenle sağlıklı beslenme ve sağlıklı kilo vermek isteyenlerin uyması gereken önemli konulardan biri de akşam saat 8 den sonra yemek yememeleridir.

Japonların bir başka özelliği de yemek porsiyonlarının dünya geneline göre küçük olmasıdır. Küçük porsiyonlar, göz doygunluğu verdiği için genellikle yeterli olmaktadır. Biz de tabakların büyük olması zenginlik olarak görülmekte, tabağa koyulan yemeğin bitirilmemesi ise ev sahibine yada ev hanımında karşı yemeği beğenmedi havası vermemesi için bitirilmeye ve sonuçta fazla kilo almaya sebep olmaktadır. Tabakta yemek kalmasın diye yediğiniz yemekleri hatırlayın. Aslında sadece tabakta yemek kalmasın, çöpe yemek atılmasın diye  yediğimiz yemekler bize iki sefer zarar vermektedir. Kilo ile birlikte gelen şeker hastalığı, karaciğer yağlanması, kolestrol , tansiyon gibi hastalıklar kiloya bağlı olarak yada aşırı kilolu olmanın tetiklediği hastalıklar olarak, bitirmeye çalıştığımız tabaklardan çıkıyor diyebiliriz.

O nedenle , yemek tabaklarımızı, porsiyonlarıızı küçültmek, hem yemek israfını önleycek, hem daha sağlıklı olarak, slimfit olmamıza katkıda bulunacaktır.Sağlıklı slimfit olmak , slimfit olmak farklı şeylerdir. Çünkü her zayıf olan sağlıklıdır demek yanlış olur.

Japonların önemli özelliklerinden biri de günlük egzersizlerine dikkat etmeleri ve gün içinde daha hareketli olmalarıdır. Özellikle daha ilkokul çağlarında öğretilen günlük egzersiz alışkanlığı ve şehir içinde gidilen yerlere genellikle toplu taşıma tercih edilmesi hareketlilik miktarını arttırması sağlıklı yaşamaya , daha sağlıklı bir ömür sürmeye büyük bir etken.

Japonya da yeşil çay kullanımı, bizdeki siyah çay gibidir. Oysa bizdeki siyah çayın , ilk hali olan yeşil çay, yani çay yaprakları toplandıktan sonra fermente edilmemiş olan çay, vücudu temizlemesi, antioksidan olması, vücuttaki ödemleri atması ve kalp ve damar hastalıklarına faydaları açısından, siyah çaya göre daha iyi olması nedeniyle daha sağlıklılar. Aslında bizdeki siyah çayın yerini, yeşil çay alabilse, genel olarak toplum sağlığını iyi yönde etkileyeceği aşikardır.

Japonların bir başka özelliği de yemekleri yavaş yemeleri, azar azar yemeleri böylece yemek süresi 20 dakikayı geçerse beyin tokluğu algıladığı için az yemek yemeleri. Bizde ise yemeği çabuk yemek sanki bir başarı imiş gibi sunulmakta. Örneğin daha önceleri işe alınacak kişi yemeğe götürülür ve nasıl yemek yediğine bakılırmış. Eğer kişi yavaş yavaş yemek yiyor ise, o kişinin yavaş çalışacağı  düşünülüp, hızlı yemek yiyip, yemeğini bitiren işe alınırmış .

Japonya da önemli bir sağlıklı yaşama kültürü de , 50 yaş üstü insanların çoğunun sağlıklı gıda takviyelerini kullanıyor olmaları ve bunu Japon sağlık bakanlığının destekliyor olmasıdır.Örneğin 1993 yılında dünya sağlık örgütünün önerdiği en iyi besin olarak görülen Spirulina yosunu, kullanımı oldukça fazladır.Ayrıca kanser hastalığı, şeker hastalığı, kolesterol, tansiyon gibi kronik rahatsızlıkların giderilmesinde vücuda destek olarak kullanılan gıda takviyelerinden olan reishi mantarı , kril oil balık yağı Japon sağlık bakanlığı tarafından desteklenmektedir.

Gördüğünüz gibi , 150 milyon insanın yaşantısının sonucu olan uzun yaşama sağlıklı beklenme alışkanlıkları bir toplumun daha uzun yaşamasını sağlıyabileceği gibi, bir toplumun genel alışkanlıkları, bolca ekmek tüketmek, bolca tatlı tüketmek, yemeklerden sonra tatlı, çaya şeker katmak, gibi alışkanlıkların bir toplumun genel sağlığını nasıl etkilediğini görebiliriz.

YEMEK ALIŞKANLIKLARINIZI DEĞİŞTİRİRSENİZ , SAĞLIĞINIZI DEĞİŞTİRMİŞ OLURSUNUZ.

Sitemizde bulunan Yazılarımız  bilgilendirme amaçlıdır.
 Tedavi için  Doktorunuza ve diyetisyeninize başvurunuz


MERKEZ OFİS ADRES:Şirinevler mah. Meriç sok.  No:8/ 19  Bahçelievler /istanbul
 
Avcılar / Bahçelievler / Bakırköy / Beylikdüzü / Şişli / Başakşehir / Üsküdar / Kadıköy / Kartal / Pendik /Bahçelievler / Zeytinburnu / Bağcılar / Beşiktaş

Avrupa ve Anadolu yakası en iyi  diyetisyen fiyatları,iş ilanları, randevu, tavsiye, yorumları, ücretleri, özel hastane önerisi, önerileri, kilo almak, fırsatları,
 Erkek vegan Uzman diyetisyen,Çapa, Nişantaşı,Çekmeköy,ücretsiz, doğancılar, sıralama,  Acınadem, Belediyesi, Yenibosna, Civarı, meydan,Güneşli,Facebook,
Yakuplu, Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Beykoz, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu

  Erkek  vegan   diyetisyen tavsiye ediyorum  /  Reishi mantarı, Propolis, Spiriluna, Kril oil Bilgileri için PUBMED     Klinik Enteral Parenteral Nütrisyon Derneği  Dietitian